Murad etmiş iki güzel insan üzmeyen nesiller yetiştirmeye…
Bir çatı kurdular ve başladılar tüm güçleriyle gayrete;
İlmi ve irfanıyla akıl ve gönül dünyasını aydınlatmış, varlığıyla girdiği ortama, dokunduğu insana aydınlığını taşıyan alim ve arifler, emrolunduğu gibi özü ve sözü doğru, yüzüne bakıldığında bu yüz yalan söylemez dedirtecek kıvamda ahlakının güzelliği yüzüne yansımış, insanlığa güven ve huzur veren yiğitler…
Sözünde, işinde, halinde edep ve ölçünün, incelik ve zarafetin, bir ziynet gibi parladığı asil ruhlar…
İnsanlığın derdini kişisel problemlerinin üzerinde tutan, sevilmekten ziyade sevmeyi, almaktan ziyade vermeyi önceleyen, merhamet sahibi engin gönüller…
Hakkı bilen, kendini tanıyan, vatanını seven, atasını sayan, insanı kamiller…
Muradiye çatısında emin ellerde yetişti, yetişmeye devam ediyor.
Muradiyeli eğitimciler kalbe erişmeyen bilginin irfana dönüşmeyeceğini çok iyi bilirler.
Önce insan der; Mevlâna gönüllü, Yunus gönüllü gençler yetiştirmek için rehber olur; başarıya giden yolda yeni çağın, yeni eğitim modeliyle yarının değerlerini yetiştirirler.
Muradiye öğrencisi; sevgiyle kucaklar, heyecanla öğrenir, dener, icatlar yapar, kâinatı keşfederken kendini ve sınırlarını bilir. Teknolojiyi doğru kullanırken, yaparak yaşayarak ve eğlenerek öğrenir. Düşünür, tasarlar, üretirken ilim ve irfana pencereler açar. Maddeden manaya köprüler kurarken, her zaman iyiyi ve güzeli arar.
Duygularını, düşüncelerini müziğin dilinden notalarla ifade ederken tasarıma zevk ve mana katar. Sağlıklı bedenler, güçlü iradeler içindir. Buna inanan Muradiye gençleri, yalnız bedenlerini değil, iradelerini de güçlendirmek için çalışır, takım ruhuyla hareket ederek millî ve uluslararası sporlarda zirveleşir.
Artık, Muradiye öğrencisi, devletin rahmet, ailenin nimet olduğunu bilerek hazırdır hizmete.
Nesillerimiz iki dünyada yüzümüzün akı olsun diye düştüğümüz bu sevdada yolumuz açık, Hak Teala yardımcımız olsun.
Cengiz DUYGULU
Muradiye Öğretim Kurumları
Yönetim Kurulu Başkanı